Sunday, November 30, 2014

akmesi kokması yok


0) intro werther kış
1) Belki Banka Soyarız 2) Ananılmaz 3) Kız 4) Şeyler 5) Serin(?) (olmazsa yolcu yolunda gerek) 6) Yollar 7) Etten Makina 8) Sanki Bana Ankara 9) Otaniemi 10) Lokomotif (opsiyonel)

0) mert basta. (en üst 0, ikinci 5)
1) clean, vokal karışık yerde reverb, egemen basta, shaker&tef
2) mert gitarda nakaratta, egemen basta, sonunda shaker
3) hafif dist, egemen bas, mert ritm
4) egemen basta, ritme gerek yok
5) egemen bas solo sonunda, mert ritm
6) mert gitardayım, egemen basta
7) egemen ritmde, mert gitarda
8) egemen basta (palm muteda takılabilir), mert ritm
9) egemen veya mert basta
10) lokomotif

Sunday, November 16, 2014

cansız.

bahçe kapısının önünde
döktü benzini her yere
ama bekledi, baktı bir süre
bahçe kapısının önünde

yazdım çizdim olmadı.
ellere baktım.
ellerimi açtım.
düştüm yine olmadı.

çünkü bina hep ondan 
daha büyük olmuştu

yaktı kibriti 
gözünü kırpmadan 
kızıl oyunlar sardı 
o eski binayı

bu gelen şeytan
benim kadar olmasın
onun da iyi yanları var
yakında kolaylarız

yazdım çizdim olmadı.
ellere baktım.
ellerimi açtım.
düştüm yine olmadı.

bilinmek isterdi 
ama hep ikinci oldu 

Friday, October 10, 2014

yollar var.

göz gözü gördükçe,
baş başa verdikçe,
ben beni bildikçe.
sen beni (az biraz) sevdikçe,

yollar var.

zor zora yordukça,
felek kök söktürdükçe,
it iti kırdıkça,
at iti depdikçe.

yollar var.

kollarım düştükçe,
hep dayak yedikçe,
sen beni bildikçe,
başımız döndükçe,

yollar var.

Tuesday, September 30, 2014

caz yapmak için geç değil.

yap ve boz,
oyun gibi.
yüklenin semerleri.
bu dağlardan kimler geçti,
beni bi dövsen çocuk gibi.

yap ve boz,
oyun gibi.
yüklenin semerleri.
duvarlardan içim şişti.
ağlasan çocuk gibi.

yap ve boz,
çocuk gibi.
insanlardan içim şişti.
beni baştan yap,
çiçek gibi.
yüklenip sepetleri.

Sunday, September 14, 2014

don bir adam.

biraz yoğurt arttırayım da,
kalan pilavla yiyeyim.
kaç gün oldu banyo yapmıyorum,
az biraz banyo yapayım.
yatak buldum, yatayım
çelik gördüm, dökeyim.
bu kadar mı?

gitmemiz gerek halk hizmet bekler.
sen oradayken ben neler yapıyorum.

()

çakmak gördüm çökeyim,
balkondan aşaa tüküreyim,
kaç zamandır sigara içmiyorum,
az biraz sigara içeyim,
saçlarımı uzatayım,
fotorafta gülmiyeyim,
bu kadar mı?

gitmemiz gerek halk hizmet bekler.
sen oradayken ben neler yapıyorum.

geri gel

Friday, June 20, 2014

(çıkarlar.)

ne kahpe dünya bu dünya.
ama ne boktan bu humma.
ne kahpe bu dünya,
ama ne boktan bu humma.
her yolun bir derdi var.
her derenin bir bendi var.
iyi günler, yamyamlar.
zehirli kurbağalar,
velvele-i senâ'lar.

biri uykusunda güldü,
fareyi öldürdüler,
şerefsizler,
gülü bülbüle küstürdüler,
ibişler,
gel geç gönüllüler,
gelip geçerler.
yoruldum.
mutlu şeyler düşündüm.
yürüyemem dedim.
ayağa kalktım, varoldum.

ne kahpe dünya bu dünya.
ama ne boktan bu humma.
ne kahpe bu dünya,
ama ne boktan bu humma.
her yolun bir derdi var.
her derenin bir bendi var.
iyi günler, yamyamlar.
zehirli kurbağalar,
velvele-i senâ'lar.

kalktığım yere gölgem düşüyordu,
yaşını pek göstermiyordu,
kaba kıran yolum nerdeydi?
utanmadan bana bunları söylüyordu.
güneşin bir oğlu oldu,
biliyordum.
(ben senden vazgeçtim
ama bu demek değildir ki
sen de benden vazgeçebilirsin.)

ne kahpe dünya bu dünya.
ama ne boktan bu humma.
ne kahpe bu dünya,
ama ne boktan bu dünya.
her yolun bir derdi var.
her derenin bir bendi var.
iyi günler, yamyamlar.
zehirli kurbağalar,
çıkar giderler,
velvele-i senâ'lar.
öyle şeyler ki işte,
akla böyle kelimeler getirirler.

Sunday, June 1, 2014

bilinen adam.

bilinen adamı bilirler,
bir onu bilirler,
başka da bir şey bilmezler.
kaçacak yer bilmezler,
kelime bilmez,
yol bilmez,
şey bilmezler.

bilinenlere tapanlar,
bilinenlere gidenler,

bilinen adamın ismini duyduklarında,
bilemeyecekler.
onlara karşı ismin var.
ismini bil.

bilinen adamı bilirler,
bir onu bilirler,
başka da bir şey bilmezler.
kaçacak yer bilmezler.

bilinenlere tapanlar,
bilinenlere gidenler,

onlara karşı ismin var.
ismini bil.

buraya kadar doğru,
şimdi seni kimse bilemedi,
bir tek ben bildim demeyeceğim.
öyle olduğunu düşün.
midemin üst kısmı anlayışla dolu,
ışıklarım anlayışla dolu,
anlayış sanki kemikleri iyileştirecek gibi,
kustuğum safra anlayışla dolu..
hani tam anlayamıyorum da,
yolun sonunda gidişat var,
kuşlar "umrumuzda değil" diye bağırıyorlar.
sirk hayvanları yalnız.

Sunday, May 18, 2014

yolcu yolunda gerek.

gidiyorduk.

bu konuların oldu bittiye gelmesinden hazetmem.
bunu herkes bilir, çalı çırpı bilir, kuşlar falan bilir,
maviş bilir.
beşinci vites otomatik vites,
mükemmel sabahlar daha ne kadar sürecek.
alışılmaz böyle şeylere ama sonunda alışmışız işte.
allah taksiratımızı affetsin,
okulun önünde can'ın babası insin.
yetmiş yedi yalova senin kentin.

gidiyorduk.

gidiyorduk.

Wednesday, May 7, 2014

serin.

serin bir sabah 
henüz güneş doğmamış
tekdüze yağmur 
ve kus sesleri

hissedebilmek varken, 
uyumak mühim değil.
hissedebilmek varken.

bir şeylere bağlanmadan,
mutlu olmalı.

bilindik değil her şey 
yansımanı bi kere 
gördüysen eğer
yaşadıklarım benim

hissedebilmek varken, 
uyumak mühim değil.
hissedebilmek varken.

bir şeylere bağlanmadan,
mutlu olmalı.

Sunday, May 4, 2014

etten makina.

kelimenin tam anlamı vardır,
kelimenin yarım anlamı vardır,
kelimenin çeyrek anlamı vardır.
kelimenin anlamı vardır.

sırtını soğuğa verme.
bilen vardır.
bilmeyen vardır.

yeni sayfalar vardır,
az kullanılmış sayfalar vardır,
eski sayfalar vardır.
sayfalar vardır.

sırtını soğuğa verme.
bilen vardır.
bilmeyen vardır.

etten makina bozuldu mu
tamiri mümkünsüzdür.

tanıştığın en insanlar vardır,
karşılaştığın en insanlar vardır,
bıraktığın en insanlar vardır.
en insanlar vardır.

sırtını soğuğa verme.
bilen vardır.
bilmeyen vardır.

kelimenin tam anlamı vardır,
kelimenin yarım anlamı vardır,
kelimenin çeyrek anlamı vardır.
kelimenin anlamı vardır.

sırtını soğuğa verme.
bilen vardır.
bilmeyen vardır.

etten makina bozuldu mu
tamiri mümkünsüzdür.

Thursday, May 1, 2014

bile bile.

bazen hiç gece çökmesin istiyorum
gerçi pek bi önemi yok
yapıştıysa bir kere
gitmiyor işte
bulacakların bulduklarından
az olmasın yeter

bulacakların bulduklarından
az olmasın yeter

en kötüsü yüksek korkusu
hele korktugun başına geldiyse
kendine söylediğin yalan, ileri bakmak
düşeceğin yeri bile bile

bulacakların bulduklarından
az olmasın yeter

uykusuz.

nedir bu uykularımı kaçıran
sürükleniyorum birşeylere 
tanımsız ama sıkıntıdan farklı 
hatırlamak gibi

dehlizlerin içinde 
gözlerimi daha sıkı yumuyorum 
görmediğimi düşündüğüm herşey 
şimdi bana "uykunun sırası değil" diyor

göz kapaklarımdalar 
sanki benimle oynuyorlar 
hani tek işi büyümek olan 
henüz saf çocuklar gibi

olur da uyursam eğer 
bozuluyor, küsüyorlar 
yine de arayı fazla açmazlar 
yalnızlık ne zaman sadece 
birimizin zoru oldu ki zaten?

Tuesday, April 15, 2014

nisan.

pazar, pazar günüydü ama,
pazar günüydü ama,
mahşer gibiydi,
üçüncü şerit vardı.

bu dünyanın bize gelişi böyle.
halam da var,
amcam da var,
sikerim bu dünyayı.

pazar, pazar günüydü ama,
pazar günüydü ama,
mahşer gibiydi,
üçüncü şerit vardı.

saçlarımı sevme,
saçlarımı sevme,
saçlarım,
sevildiğini bilse yeter.

pazar, pazar günüydü ama,
pazar günüydü ama,
bir şeyler eksikti.
mahşer gibiydi.

bu dünyanın bize gelişi böyle.
halam da var,
amcam da var,
sikerim bu dünyayı.

Thursday, April 10, 2014

şeyler.

üstüme sigara külü düştü,
ben de götüme başıma sürdüm.
hayatın sana sunduklarını kabul etmek gerek.
e o zaman çekelim siyah beyazları,
çekelim fotoğrafları,
bir daha bu nehirde yıkananı siksinler.

her gün yeni bi bilgi,
her gün bi bişiyler,
zılgıtlar,
konkenler,
allahını seven kafama sıksın.

üstüme sigara külü düştü,
ben de götüme başıma sürdüm.
hayatın sana sunduklarını kabul etmek gerek.
e o zaman sabahtan sarılalım,
akşamlara kalmasın,
dönerken sinyal verelim,
aklımızda kalmasın,
bir daha bu nehirde yıkananı siksinler.

her gün yeni bi bilgi,
her gün bi bişiyler,
zılgıtlar,
konkenler,
allahını seven kafama sıksın.

Wednesday, April 9, 2014

bilemedim.

gel beri. (x4)
gözlerim sattım.
yollarım sattım.

gel beri. (x4)
ellerim sattım.
kollarım sattım

gel beri, gör beri. (x2)
anılar sattım.
sokaklar sattım.

ama bilmen lazım,
çok yalnızdım.
anlaman lazım,
çok yalnızdım.

gel beri. (x4)
sesimi sattım.
çocuklara sattım.

gel beri. (x4)
babamız öldü.
yine de ben sattım.

gel beri, gör beri. (x2)
seni de sattım.
düşünmedim sattım.

ama bilmen lazım,
bıkmıştım.
anlaman lazım,
çok sıkılmıştım.


Tuesday, April 8, 2014

sanki bana ankara.

sadece sana bana değil,
hepimize ankara.

bi kapo al düzgün iki tane
çalılıklar arasında güzel bi yerde

sadece bana mı ankara,
hepimize ankara.

adı meyhane bi masada
üzerinden para çıkışmazsa

sanki bi tek bana ankara,
hepimize ankara.

alın ufoyu tam karşınıza,
dön dön ısının arkadaşınızla.

sevip de kavuşamayanlar için,
herkese ankara.

sadece sana bana değil,
hepimize ankara.

Monday, April 7, 2014

kâzım.

nasıl hikaye bu, nerden nereye gittiği belli değil.
diye diye bi kızla konuşun, dost hayatına tutuşun.

niye böyle oldu, sana söyleyeyim mi?
sana giderayak bir şeyler diyeyim mi?
cümlesizim.
tamamen basiretsizim.
hayasızım,
bitsizim.

sis varken kedi gözlerini yakıcaksın.
yalnız benle emir kipiyle konuşamazsın.
ister gece isterse gündüz olsun.
düşenin arkasından koşmamak, kâzım.

niye böyle oldu, sana söyleyeyim mi?
sana giderayak bir şeyler diyeyim mi?
cümlesizim.
tamamen basiretsizim.
hayasızım,
bitsizim.

düşeni tutmamayı hayat biçimi haline getirmek lazım.
fıkra gibi gülmek lazım, namık kemal gibi kâzım.

niye böyle oldu, sana söyleyeyim mi?
sana giderayak bir şeyler diyeyim mi?
cümlesizim.
tamamen basiretsizim.
hayasızım,
bitsizim.
tükenmiş götoşun biriymişim.

çıkar yol bulunana kadar bil ki,
hep bu sürtüşmeler yaşanacak.
ama seni temin ederim ki kâzım,
ben geldiğimde bundan on kat iyi olacaksın.

Saturday, April 5, 2014

bırak bu işleri.

oralara geldin,                                     (oralara geldin,)
bu aralara geldin.                                (bu aralara geldin.)
                                                          (oralara geldin,)
sen sıranı savdın,                                (bu aralara geldin.)
sen de kambursun artık.                      (oralara geldin,)
bırak yükselsin,                                   (bu aralara geldin.)
bırak dolup taşsın.                               (oralara geldin,)
                                                          (bu aralara geldin.)
o boşluk en güzel boşluğun.                 (oralara geldin,)
                                                          (bu aralara geldin.)
bırak bu işleri.                                     (oralara geldin,)
                                                          (bu aralara geldin.)
ben sıramda kaldım,                            (oralara geldin,)
ben de öksüzüm artık.                         (bu aralara geldin.)
kop gel bu işleri,                                  (oralara geldin,)
kop gel gidişleri.                                  (bu aralara geldin.)
                                                           (oralara geldin,)
o boşluk en güzel boşluğun.                  (bu aralara geldin.)
                                                           (oralara geldin,)
bırak bu işleri.                                      (bu aralara geldin.)
                                                           (oralara geldin,)
                                                           (n'alaka geldin?)

ekononi.

bunu yapıyorlar.
akşam kalkıyorlar.
şarkı söylüyorlar.
arkadan dolaşıyorlar.

müdahale etme,
bırak bir şey olmaz,
o kendini kollar.

kara para aklıyorlar.
vade çok faiz yok.
kara para aklıyorlar.

ıslık çalıyorlar bir de,
yastık çalıyorlar.
hayvanoğlu hayvanlar.
bunu yapıyorlar.

rastik çekerek,
sefa sürerek,
melekelererek.

kara para aklıyorlar.
vade çok faiz yok.
kara para aklıyorlar.

sapıkların değil.

ölümüne doğru koşacağın,
her bin yılan,
bin kral,
ve bin aptal,
çirkinleşmekte yine için.

geriye dönüşlerin,
ve bin çekişlerin,
ve illa böyle olacakların,
ve karanlığın,
ve ısrarın,
ve cancağızın,
ve hayranın,
ve karanlığın,
ve ısrarın,
ve gözlerim,
ve çıksın gözlerim.

sözlerim
ve sözlerim..

ölümüne doğru koşacağın,
her bin şeytan,
bin kral,
ve bin aptal,
çirkinleşmekte yine için.

geriye dönüşlerin,
ve bin çekişlerin,
ve dayanmam lazımların,
ve karanlığın,
ve ısrarın,
ve cancağızın,
ve hayranın,
ve karanlığın,
ve ısrarın,
ve gözlerim,
ve çıksın gözlerim.

sözlerim
ve sözlerim..

ananılmaz.

bazı şeylere ananamıyorum.
mesela arkadaş çöpçatanlığına,
belli bi yaştan sonra çapkınlığa,
sıçmamızın bu kadar zaman almasına.

can sıkıntısına,
perdesiz gitarlara,
dalgalı döviz kuruna,
hava tahminlerine.

ben bir çok şeye ananamıyorum.
kırk yaş üstü dayı kuvvetine,
neden koşa koşa gittiğine,
ananamıyorum andiamo,
ananamıyorum alüminyum.

can sıkıntısına,
perdesiz gitarlara,
dalgalı döviz kuruna,
hava tahminlerine.

kız.

burada,
burada mı ölecektim?
yoksa,
biraz ileri,
ileri mi gidecektim?
önce yakınlık kur,
sonra sev onu.
takmam takılmam,
gelsin sonra ayları.

geceleri bu kentte son iç çekiş benim,
içimi boşalttın,
canımı çıkarttın,
allah vergisi kaçırmak olmuyor.
olmayan allah oldurmuyor.

dişli.

bardağımızı masaya vurduğumuzda tanırlar bizi,
her şey düştüğünde ayıplarsın bizi
güldük mü karnımız kasılır.
döndük mü gözlerimiz kısılır.
gitsek ensemiz açık kalır,
kalsak istemezsiniz bizi.

neysek oyuz.
hepimiz dişlinin,
bir bölümüyüz
neysek oyuz.

belki banka soyarız.

viyana açıklarında kanatlı atın üstündesin.
kallio duvarlarını yumruklayabilirsin.
liejde makarna yapabilirsin.
yani gurbet, gurbet..
pis bir iş.

ama şu tarafından bak;
belki banka soyarız.

günler geçtikçe yağmur yağıyor ama,
bak, çok mutlu olmak lazım.
şunun şurasında neler neler kaldı ki?
adın berkant olsa bu kadar uğraşmazsın.

ama şu tarafından bak;
belki banka soyarız.

bak, çok mutlu musun?
çünkü öyle olman lazım.
bir sürü paramız olur hem,
önümüzü bir kaç yıl görürüz.

hiç bir şey olmazsa,
ama şu tarafından bak;
belki banka soyarız.

64.

geçmeyecektik o yollardan.
basmayacaktık o taşlara.
üzerinden atlarsan,
o iş yaş paşam.
aptal paşam.

sevmeyecektin o ipsizi.
takmayacaktın elalemsizi.
emsaline bakarsan,
o iş yaş paşam.
aptal paşam.

geçmeyecektik.
basmayacaktık.
sevmeyecektik.
takmayacaktık.
emsaline bakarsan,
o iş yaş paşam.
aptal,
aptal paşam.