Tuesday, April 15, 2014

nisan.

pazar, pazar günüydü ama,
pazar günüydü ama,
mahşer gibiydi,
üçüncü şerit vardı.

bu dünyanın bize gelişi böyle.
halam da var,
amcam da var,
sikerim bu dünyayı.

pazar, pazar günüydü ama,
pazar günüydü ama,
mahşer gibiydi,
üçüncü şerit vardı.

saçlarımı sevme,
saçlarımı sevme,
saçlarım,
sevildiğini bilse yeter.

pazar, pazar günüydü ama,
pazar günüydü ama,
bir şeyler eksikti.
mahşer gibiydi.

bu dünyanın bize gelişi böyle.
halam da var,
amcam da var,
sikerim bu dünyayı.

Thursday, April 10, 2014

şeyler.

üstüme sigara külü düştü,
ben de götüme başıma sürdüm.
hayatın sana sunduklarını kabul etmek gerek.
e o zaman çekelim siyah beyazları,
çekelim fotoğrafları,
bir daha bu nehirde yıkananı siksinler.

her gün yeni bi bilgi,
her gün bi bişiyler,
zılgıtlar,
konkenler,
allahını seven kafama sıksın.

üstüme sigara külü düştü,
ben de götüme başıma sürdüm.
hayatın sana sunduklarını kabul etmek gerek.
e o zaman sabahtan sarılalım,
akşamlara kalmasın,
dönerken sinyal verelim,
aklımızda kalmasın,
bir daha bu nehirde yıkananı siksinler.

her gün yeni bi bilgi,
her gün bi bişiyler,
zılgıtlar,
konkenler,
allahını seven kafama sıksın.

Wednesday, April 9, 2014

bilemedim.

gel beri. (x4)
gözlerim sattım.
yollarım sattım.

gel beri. (x4)
ellerim sattım.
kollarım sattım

gel beri, gör beri. (x2)
anılar sattım.
sokaklar sattım.

ama bilmen lazım,
çok yalnızdım.
anlaman lazım,
çok yalnızdım.

gel beri. (x4)
sesimi sattım.
çocuklara sattım.

gel beri. (x4)
babamız öldü.
yine de ben sattım.

gel beri, gör beri. (x2)
seni de sattım.
düşünmedim sattım.

ama bilmen lazım,
bıkmıştım.
anlaman lazım,
çok sıkılmıştım.


Tuesday, April 8, 2014

sanki bana ankara.

sadece sana bana değil,
hepimize ankara.

bi kapo al düzgün iki tane
çalılıklar arasında güzel bi yerde

sadece bana mı ankara,
hepimize ankara.

adı meyhane bi masada
üzerinden para çıkışmazsa

sanki bi tek bana ankara,
hepimize ankara.

alın ufoyu tam karşınıza,
dön dön ısının arkadaşınızla.

sevip de kavuşamayanlar için,
herkese ankara.

sadece sana bana değil,
hepimize ankara.

Monday, April 7, 2014

kâzım.

nasıl hikaye bu, nerden nereye gittiği belli değil.
diye diye bi kızla konuşun, dost hayatına tutuşun.

niye böyle oldu, sana söyleyeyim mi?
sana giderayak bir şeyler diyeyim mi?
cümlesizim.
tamamen basiretsizim.
hayasızım,
bitsizim.

sis varken kedi gözlerini yakıcaksın.
yalnız benle emir kipiyle konuşamazsın.
ister gece isterse gündüz olsun.
düşenin arkasından koşmamak, kâzım.

niye böyle oldu, sana söyleyeyim mi?
sana giderayak bir şeyler diyeyim mi?
cümlesizim.
tamamen basiretsizim.
hayasızım,
bitsizim.

düşeni tutmamayı hayat biçimi haline getirmek lazım.
fıkra gibi gülmek lazım, namık kemal gibi kâzım.

niye böyle oldu, sana söyleyeyim mi?
sana giderayak bir şeyler diyeyim mi?
cümlesizim.
tamamen basiretsizim.
hayasızım,
bitsizim.
tükenmiş götoşun biriymişim.

çıkar yol bulunana kadar bil ki,
hep bu sürtüşmeler yaşanacak.
ama seni temin ederim ki kâzım,
ben geldiğimde bundan on kat iyi olacaksın.

Saturday, April 5, 2014

bırak bu işleri.

oralara geldin,                                     (oralara geldin,)
bu aralara geldin.                                (bu aralara geldin.)
                                                          (oralara geldin,)
sen sıranı savdın,                                (bu aralara geldin.)
sen de kambursun artık.                      (oralara geldin,)
bırak yükselsin,                                   (bu aralara geldin.)
bırak dolup taşsın.                               (oralara geldin,)
                                                          (bu aralara geldin.)
o boşluk en güzel boşluğun.                 (oralara geldin,)
                                                          (bu aralara geldin.)
bırak bu işleri.                                     (oralara geldin,)
                                                          (bu aralara geldin.)
ben sıramda kaldım,                            (oralara geldin,)
ben de öksüzüm artık.                         (bu aralara geldin.)
kop gel bu işleri,                                  (oralara geldin,)
kop gel gidişleri.                                  (bu aralara geldin.)
                                                           (oralara geldin,)
o boşluk en güzel boşluğun.                  (bu aralara geldin.)
                                                           (oralara geldin,)
bırak bu işleri.                                      (bu aralara geldin.)
                                                           (oralara geldin,)
                                                           (n'alaka geldin?)

ekononi.

bunu yapıyorlar.
akşam kalkıyorlar.
şarkı söylüyorlar.
arkadan dolaşıyorlar.

müdahale etme,
bırak bir şey olmaz,
o kendini kollar.

kara para aklıyorlar.
vade çok faiz yok.
kara para aklıyorlar.

ıslık çalıyorlar bir de,
yastık çalıyorlar.
hayvanoğlu hayvanlar.
bunu yapıyorlar.

rastik çekerek,
sefa sürerek,
melekelererek.

kara para aklıyorlar.
vade çok faiz yok.
kara para aklıyorlar.

sapıkların değil.

ölümüne doğru koşacağın,
her bin yılan,
bin kral,
ve bin aptal,
çirkinleşmekte yine için.

geriye dönüşlerin,
ve bin çekişlerin,
ve illa böyle olacakların,
ve karanlığın,
ve ısrarın,
ve cancağızın,
ve hayranın,
ve karanlığın,
ve ısrarın,
ve gözlerim,
ve çıksın gözlerim.

sözlerim
ve sözlerim..

ölümüne doğru koşacağın,
her bin şeytan,
bin kral,
ve bin aptal,
çirkinleşmekte yine için.

geriye dönüşlerin,
ve bin çekişlerin,
ve dayanmam lazımların,
ve karanlığın,
ve ısrarın,
ve cancağızın,
ve hayranın,
ve karanlığın,
ve ısrarın,
ve gözlerim,
ve çıksın gözlerim.

sözlerim
ve sözlerim..

ananılmaz.

bazı şeylere ananamıyorum.
mesela arkadaş çöpçatanlığına,
belli bi yaştan sonra çapkınlığa,
sıçmamızın bu kadar zaman almasına.

can sıkıntısına,
perdesiz gitarlara,
dalgalı döviz kuruna,
hava tahminlerine.

ben bir çok şeye ananamıyorum.
kırk yaş üstü dayı kuvvetine,
neden koşa koşa gittiğine,
ananamıyorum andiamo,
ananamıyorum alüminyum.

can sıkıntısına,
perdesiz gitarlara,
dalgalı döviz kuruna,
hava tahminlerine.

kız.

burada,
burada mı ölecektim?
yoksa,
biraz ileri,
ileri mi gidecektim?
önce yakınlık kur,
sonra sev onu.
takmam takılmam,
gelsin sonra ayları.

geceleri bu kentte son iç çekiş benim,
içimi boşalttın,
canımı çıkarttın,
allah vergisi kaçırmak olmuyor.
olmayan allah oldurmuyor.

dişli.

bardağımızı masaya vurduğumuzda tanırlar bizi,
her şey düştüğünde ayıplarsın bizi
güldük mü karnımız kasılır.
döndük mü gözlerimiz kısılır.
gitsek ensemiz açık kalır,
kalsak istemezsiniz bizi.

neysek oyuz.
hepimiz dişlinin,
bir bölümüyüz
neysek oyuz.

belki banka soyarız.

viyana açıklarında kanatlı atın üstündesin.
kallio duvarlarını yumruklayabilirsin.
liejde makarna yapabilirsin.
yani gurbet, gurbet..
pis bir iş.

ama şu tarafından bak;
belki banka soyarız.

günler geçtikçe yağmur yağıyor ama,
bak, çok mutlu olmak lazım.
şunun şurasında neler neler kaldı ki?
adın berkant olsa bu kadar uğraşmazsın.

ama şu tarafından bak;
belki banka soyarız.

bak, çok mutlu musun?
çünkü öyle olman lazım.
bir sürü paramız olur hem,
önümüzü bir kaç yıl görürüz.

hiç bir şey olmazsa,
ama şu tarafından bak;
belki banka soyarız.

64.

geçmeyecektik o yollardan.
basmayacaktık o taşlara.
üzerinden atlarsan,
o iş yaş paşam.
aptal paşam.

sevmeyecektin o ipsizi.
takmayacaktın elalemsizi.
emsaline bakarsan,
o iş yaş paşam.
aptal paşam.

geçmeyecektik.
basmayacaktık.
sevmeyecektik.
takmayacaktık.
emsaline bakarsan,
o iş yaş paşam.
aptal,
aptal paşam.